Gibisin

Sorular sorunlarla geçen an
Ne oldu durdun geçmez gibisin
Coşkun bir fırtınanın habercisi
İncitmeden geçen meltem gibisin

Herkes hissesini almış gidiyor
Bize kalan neyin matemi
Düşle gerçek arasında gel gitler
Yakıp yok eden ateş gibisin

Koşsana nerede takılıp kaldın
Su misali yorulmadan akıp gitmelisin
Sıkı sıkıya bağrına basıp sakladın
Sonsuz özgürlüğe yollar gibisin

Hüdai Yolu

Bir kapıya varıp gitsem
Tokmağını vurup dursam
Alime derdimi döksem
Derman ya bulunur ya bulunmaz

Giysem allı pullu kaftanı
Dolansam çarşı ile pazarı
Satsam işe şu yaramaz ciğeri
Alanı ya bulunur ya bulunmaz

Gönül tufanı sarmış bedeni
Yandıkça yanan gönül alemi
Ten kafesinde çırpınan can kuşu
Uçmaya mecal ya bulunur ya bulunmaz

Şu uzunca gidilen yol Hüdai yolu
Ömür defteri onca günah dolu
Taşır mı omuzlar bunca yükü
Yürümeye takat ya bulunur ya bulunmaz

Son nefes boğaza gelince
Can kuşu ten kafesini kırınca
İlahi huzura diz çöküp varınca
Sonsuz rahmet ya bulunur ya bulunmaz

Beklenen Otobüs

Sabah erkenden kalktım.
Hazırlanıp ayakta birkaç lokma atıştırdıktan sonra hızlıca evden çıktım. Yetişmem gereken çok önemli bir görüşmem vardı. Kesinlikle geç kalmamalıydım. Her zaman otobüs beklediğim durağa gittim. Endişeli olduğum için gözüm saatin dakikalarını sayıyordu. Dakikalar geçtikçe geçiyor ama otobüs görünmüyordu. Stresim iki katına çıkmıştı. Etrafıma taksi için bakınıyordum. Her gün aynı saatte gelen otobüs gelmemiş , takside bulamamıştım. Hayatımda dönüm noktası olacak görüşmeyi kesin olarak kaçırmıştım. Çaresizce duraktaki banka oturdum. Beklediğim otobüs geliyordu. Yaşadığım büyük hayal kırıklığı ile otobüse bindim. Otobüs tıklım tıklım doluydu. Bende zorda olsa bir yerden tutunup sallana sallana işe gittim…

Bazen öyle anlarımız olur ki , ihtiyacımız olan dostlarımıza her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyarız. O en fazla ihtiyaç duyduğumuz anda yanımızda olamayan dostlarımız , zamanında gelemeyen otobüs gibi olurlar ;)) Şairin de dediği gibi
” O bir demedi geldi geçti
Gelsen de bir gelmese de”❤

Bu Gece

Yandıkça yandı gönüller bu gece
Hikayeler , şikayete döndü bu gece
Dostlar acıyı bal ile karıştırıp
Şifa niyetine tattırdılar bu gece

Biz bu aleme yanmaya gelmişiz
Aşk şarabından kanmaya gelmişiz
Ecel tasmasını çıkarıp boynundan
Ruhları feraha erdirdik bu gece

Kül olmak yok olmak imiş
Benliği söküp atmak imiş
Muhabbete mekan gereksiz
Kalpler huzuru buldu bu gece ❤

Gam

Gam

Gam okunu sapladılar ruhuma
Ne yana dönsem sızı eder
Söksem derince bir iz
Kan dökülür yerleri murdar eder

Kısmete razı olmayan ey nefis
Kendini boşa kahru perişan eder
Gözlerine şebnemler düşmüş
Saklamaya cesaret mi eder

Anlamaz yar gönül dilinden
Alaycı dili,boş kelam eder
Takmış boynuna altın tasma
Kime bilmem nisbet eder..

Mektup

Mektup

Her gece ucu yanmış mektuplar yazıyorum sana
Samimi ve içten, ne gelirse gönlümün kaleminden
Seni anlatıyorum sana
Deli çocuksu hallerinden yazıyorum uzun uzun
O merhamet dolu yüreğini düşünüp kayboluyorum koridorlarında
Bir ara uyur gibi oluyorum, rüyalarımda seni buluyorum
Ellerin saçlarımı okşuyor
Ben seni izliyorum hayranlıkla
Kanter içinde uyanıyorum
Elimle etrafi yokluyorum
Yokluğun dokunuyor yüreğime
Yazdıklarımi okuyorum
Kağıtların mürekkeplerini dağıtıyor göz yaşlarim
Tekrar başa dönüp
Tekrar seni yazmaya başlıyorum
Ucunu yakıyorum mektupların yüreğimle
Ve sessizce yastığımin altına saklıyorum
Bir gün sana verebilirim ümidiyle

Sabır

Sabır

Yak bir ateş bağrıma
Rüzgar alevlendirir zaten
Söndürmeyle uğraşma
Zamanla küllenir zaten

Hadi kır bütün kanatlarımı
Uçmaya gücüm kalmadı zaten
Tut yürüdüğüm yolları
Yürümeye takatim kalmadı zaten

Tek bir söz duymak istemiyorum
Teselli olmaya niyetim kalmadı zaten
Beni tek kurşunla vur
Yaşamaya sabrım kalmadı zaten.❤