Çay Zamanı

Keyifli Zamanlar

A- Anektodlarım

Korkma Türkiye ! Arkanda Mücahit Analar Var

Ağustos 9, 2016 by dilek Yorum yazın

darbe

15 temmuz darbe girişimine karşı koymak için yola çıkan Mücahit Kadın !

  • Vatan seven
  • Güven veren
  • İslam ‘ ı terör dini diye tanıtanlara , duruşuyla cevap veren
  • Hak din olan İslam ‘ ın temsilcisi bu devirde de nasıl olunur gösteren
  •  Müslüman kardeşlerimizin dini hassasiyetini kullanıp , politika yapanlara cevap veren
  • Yıllarca başörtüsü sorunuyla beynimizi kirleten zihinlere , sorunun başörtüsü ,çarşaf değil sorunun ; at gözlüğü takmış beyinler olduğunu gösteren
  • Alevi , Kürt , Türk …ülkeyi parça parça bölüp yok etmeye çalışan zihniyetlere tokat gibi bir cevap veren . BÖLEMEZSİNİZ

( Bu ayrıştırma çabasını yıllarca anlamamışımdır . Bizler aynı sokaklarda oynayıp , aynı okullarda okuyup , aynı işlerde çalışıp , aynı kaptan yemek yiyip , nasıl ayrışabiliriz ki? )

  • Teşekkürler , böyle kadınlar doğuran Analara .
Kategori: A- Anektodlarım Etiket: 15 temmuz, kadın, kamyoncu

Darbe !

Temmuz 30, 2016 by dilek Yorum yazın

 Darbe !

Yasaklar , yasaklar, darbeler …postal

Türk toplumunun kültürü ve İslam inancına olan bağlılığı bir çok birey, kurum ve kuruluş tarafından sömürüldüğünü artık  açık  ve net görebiliyoruz . İslam dinini benimsemiş Türk kadınına modern görünüm vererek ,Türk erkeğinin de sakalını keserek içinde ki İslam dinine olan bağlılığının yok olamayacağı son olaylarla dahada iyi anlaşılmıştır . Çünkü Türkler İslam ‘ ı inandıkları dine yakın olduğu için seçmiştir .Yılların getirdiği yasaklar din istismarcılarının ekmeğine kaymak olmuştur .Nüfusun %90 müslüman olan ülkende asra yakın başörtüsü sorun olmuş , inandığı gibi yaşamaya çalışanlar ise ötekileştirilmiştir  . Bu sahışlar kendi düşüncesine yakın olan cemaatlere yönelmiştir . Kabul gördüğü , desteklendiği aynı değerleri  paylaştıklarını inandıkları bireylere gönülden bağlanmıştır . Değer verdiğini de sorgulama ihtiyacı hissetmemiştir .15 temmuz olayları bizlere bir topluma yasaklar koyup , makul çözümler sunmayarak bireylerin tek tek istismara açık hale gelebildiklerini göstermiştir .

Maddi manevi desteği olan – olmayan anadolu veya büyükşehir insanın en güvendikleri yerlerdi ” abi ve ablaların evi “- kızım ablaların evinde kalıyor . – Ooo bişey olmaz kalsın güvenilir yer . – Oğlum abileri sayesinde çok başarılı çok terbiyeli . Çocuklar okusun diye tüm eş dosta bol bol az mı zarf dağıtıldı .İçleri çoğu zaman zekat fitreyle dolduruldu . Gazeteleri dergileri ısrarla satıldı , sattırıldı . Amaç dindar nesil yetişiyor , yetiştiriliyor diye . İslam alimlerinin veremediği fetvalar cemaat tarafından verilip , uygulanmasına da hiç ses çıkarmadık !

Bu masum halkın yavruları şimdi düşman hale geldi . Hangi anne baba çocuğunun devlet – halk düşmanı olarak yetişmesini arzu eder . Hangi evlat gurur duyduğu babasının bir menfezden çıkarılmasını ister ! Anne babalar dini değerleri temsil ettikleri  , güvendikleri için bu cemaatlere yavrularını , elleriyle götürüp   bıraktılar . Şimdi en güvendiğimiz , ayakta durması için elimizden geleni yaptığımız cemaate terör örgütü , terör yuvası şeklinde şaşkınlıkla bakıyoruz .

Muhterem bir hocamın sohbetinde şöyle işitmiştim “kızım ! Kabe ‘ye milyonlarca insan geliyor ; kimisi ibadet için , kimisi ticaret için , kimisi de hırsızlık için ” biz müslümanlar Kabe ‘ den gelen her insanı hacı zannediyoruz , insanların asıl niyetlerini bilemiyoruz . Onun için İslam dini doğru kaynaklardan  öğrenmeye gayret etmeliyiz . Yeterli bilgiye sahip olmadığımız içindir ki kıyas yapamıyor , doğru bulamıyoruz .

Not:(Hiç bir cemaatle alakam yoktur . Çevremdeki gözlemlerimi yorumladım.)

Kategori: A- Anektodlarım Etiket: 15 temmuz, darbe, gecesi

Alınmayan Selam

Haziran 16, 2016 by dilek Yorum yazın

selamun-aleyküm-kardeşlerim_638018 Alınmayan Selam

…dünyanın bitmeyen telaşı beni bitirmişti . Günlerim birbirine geçmiş . Sabah yataktan kalkamaz , akşam olunca da gözlerimi kapayamaz olmuştum . Hayattan hiç bir beklentim kalmamıştı . Kendimi ait hissetmediğim bu dünyayı terketmenin zamanı geldiğini düşünüyordum. Kararımı vermiştim , girdiğim çıkmazın tek çıkış kapısı buydu . Her şeyi ayarladım . Ne zaman , nerede , nasıl planlarım tamamdı veda mektubum dahi hazırdı .

Öğle vaktin de kalktım , karnım açtı . Toparlandığım için dolapta hiç bir şey yoktu . Zaruri olarak markete gittim . Bir kaç bir şey alıp  parayı uzattım , üstünü  almadan çıktım . Gideceğim yerde paraya ihtiyacım olmayacaktı . Etrafıma bakmadan hızlı adımlarla eve gidiyordum . Bir ses duyar gibi oldum .  Arkama dahi bakmadan ilerledim . Sonra kolumu sertçe birinin tuttuğunu hissettim . Kardeş ” selemün aleyküm ” dedim . Allah ‘ın selamını verdim almadın . Adam durmadan konuşuyor bende onu başımdan savmak için kısa cevaplar veriyordum .

Evin kapına geldiğimde baktım , adam arkamdan gelmiş . Kardeş hakkını helal et sana sert konuşup canını sıktım herhalde . Adama sohbet etmeye çalıyordu . Nereden de çıktı karşıma diyerek öfkelenmeye başlamıştım ki adam uzaklaştı . Eve çıktım marketten aldıklarımı gazetenin üzerine koydum ve yemeğe başladım . Aklıma başıma adeta müptela olan şu adam geldi . Bir selam için kendini parçalıyordu. İşi gücü bırakmış benimle selam aldın – almadın tartışmasına girmişti . Bir kaç saat sonra geride bırakacağım dünya da biri bana selam dese ne olur , demese ne olur diyordum kendi kendime ama adamın tavrı beni ister istemez garip bir ruh haline sokmuştu .

Kendi kendime  ” Selamün Aleyküm ” deyip  duruyordum . Yani ” Allah ‘ın selamı senin üzerine olsun ” . Evet beni bir Yaradan ‘ ın olduğunu biliyordum lakin uzun zamandır O ‘nu hiç düşünmemiştim . O ‘ nun bana selamı vardı . Bu düşünceler günlerce hazırlamış olduğum planı alt üst edecekti neredeyse . Apar topar gazeteyi içindekilerle birlikte toplayıp çöpe bastım . Planımı gerçekleştirmek için hazırdım ama çok sinirliydim . Nereden de karşılaştım şu adamla ! Söyledikleri kulaklarım da çınlıyordu . Allah ‘ ın selamı  .Allah ‘ ın selamı . Beni Yaradan bana selam yolluyordu . Benim gibi beş para etmeyen , zorluklara pes etmiş birine .

Bu düşünceler planımı en azından bir gün ertelemem gerektiğini bana hissettirdi . Ve Yaradan ‘ ın selamını düşündükçe bir gün daha planımı öteledim .Ve günler sonra planımdan tamamen vazgeçtim . Allah ‘ın bana  yolladığını selamı , yüreğimin ta derinliklerinde hissediyordum artık…

 

“ Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selâmla karşılık verin…”

(Nisâ Sûresi 86)

 

Kategori: A- Anektodlarım Etiket: ötele, selam, Yaradan

Oruç Ben

Haziran 8, 2016 by dilek Yorum yazın

kütOruçlu Ben

Mübarek Ramazan ayının sayılı günleri içerisindeyiz . Kısa ömürlü olsa da kendimize manen çeki düzen vermeye  , daha çok ibadet etmeye çalışır , elimizdeki imkanlar doğrultusunda paylaşımcı olmaya gayret ederiz . Ramazan ayının bereketi gerçekten bambaşkadır . Bir de bu ayın önemine vakıf olamamış kardeşlerimiz var . İnşaallah onlara da bu keyfi tatmak nasip olur .

Mahallemiz de bulunan börekçinin önünden geçiyordum . Kapı da  masalar da oturan insanlar vardı . Kimisi çay içiyor , kimisi börek yiyordu . Cadde üzerinde olduğu için yoldan geçen oruçlu – oruçsuz herkes benim gibi o yemek yiyen insanları görüyordu . Mevsimin yaz olması itibari ile de günün neredeyse % 75 oruçlu geçiriyordu  insan . Saate baktım iftar saatine  9 saat kalmış . Masa da oturanlara bakınca kendimi bir garip hissettim , ben açtım onlar nerede ise yol ortasında adeta keyif ediyorlardı . İşte o an anladım orucun asıl manasını . Ben açtım ama onlar beni anlamıyordu , benim aç  olmamın onlar için önemi yoktu . Dönüp bir lokma dahi ikram etmiyorlardı . Onlar , çaylarını içip , böreklerini yerken ben sadece yutkunuyor ve saate bakıyordum .

İşte benim bu ruh halim 360 gün içerisin de sadece 30 gün sürüyor . Sonra boşalan masaya ben oturuyorum . Çayımı yudumlayıp , koca bir lokma böreği yutuyorum . Aç yüreklerin çığlıklarına kulak tıkıyor ve bir süre sonra onları unutuyorum .

Hep karşımızdakini suçlarız ya ” bak oruç tutmuyor ” belki biz de sadece aç kalıyoruz . Bunun farkına bile varamıyoruz belkide 🙁

Allah ‘ ım bizi ve bizden sonra gelecek neslimize rakik bir kalp nasip eyle . İbadetlerimizi de rakik kalbimiz ile yerine getirmeyi nasip eyle …

Amin

Kategori: A- Anektodlarım Etiket: iftar, oruçlu, oruçsuz

Başörtü Sorununun Kalkmasını Devletten Mi İstedin , El Açıp İnandığın Allah ‘tan Mı ?

Mayıs 21, 2016 by dilek Yorum yazın

tesetturBaşörtü Sorununun Kalkmasını Devletten Mi İstedin , El Açıp İnandığın Allah ‘tan Mı ?

Müslüman kadınlara emir olunan tesettür ; tesettürlü bayanın yaşlı mı genç mi olduğu anlaşılmayacak şekilde örtünmesidir . Ülkemizin bitmek bilmeyen sorunudur tesettür . Derdimiz ” başörtüsüne özgürlüktü ” , şimdi ise ” başörtüsüne özgürlüğü kazandık , tesettürü kaybettik ” .  Allah ‘ın emri olan tesettürün , rengi ,  şekli belli . Bundan sonrası ; kişinin kalbi seviyesine kalmış .

İnsanların ne giydiği ile meşgul olunduğu kadar ne hissettiği ile meşgul olunsa idi daha çok mesafe kat edilebilirdi . Tesettürün emrolunan şekli dışında giyinen insanlara Allah ‘ ın vaat ettiği cehennemi ,azabı defalarca hatırlatmak yerine bir kere de vaat ettiği merhametten, vadettiği cennetteki ikramlardan bahsedilse ne güzel olurdu . İnsanlar güzel kıyafet , makyaj vs neden tercih ediyor “beğenilmek” için . Anlıyoruz ki beğenilmek fıtri bir duygudur . Bizde bu duygumuzu tüm fıtri duygularımız gibi Hakka yönlendirmemiz gerekiyor . Bunun içinde merhamet dolu yüreklere ihtiyaç var .

Karşımızdaki kardeşimizin şeklinden bahsederek sadece müslüman kardeşlerimizin ruhlarını yoruyoruz . Küçük kuşların , küçük taşlarla , büyük filleri helak ettiği Allah , Şu tesettürü bozan , tesettürü modaya dönüştüren , tesettürlü kardeşlerimizi manken , şeklinde  teşhir eden kardeşlerimizi , istese helak edemez mi ? Belkide asıl tesettürlü olduğunu iddia eden kardeşlerimiz sınav oluyor . Biz olayların asıl hikmetine vakıf olamıyoruz . Bize şer görünen nice hal var ki , hayrın kapını açıyor .

Kabuksuz bir meyve olur mu ? Kabuksuz meyve kaç gün sağlam kalabilir . Örtüde insan oğlunun kabuğudur . Bizi Yaratan kusursuz yaratıyor da bizim kusurlarımız doğruyu görmemize engel oluyor . Nefsimiz bize hep emirlere karşı gelmeyi yada kıyısından köşesinden keserek emirleri yerine getirmemiz için telkinde bulunuyor . Hangi emir olursa olsun insan nefsine uygun tarafı alıp gerisini tarumar ediyor.

Yüzü gözü boyalı , ne olduğu belirsiz kıyafetler , topuklar , topuzlar..Sen bilirsin kardeşim , sen bilirsin.. İslam ‘ ı kirletemezsin sadece kendine ahirette yakmaya ateş topluyorsun . Devam edip etmemek senin tercihin . Yüreğinde vicdan yok olmuş . Kendini yakıyorsun , tesettürlü manken dediklerini yakıyorsun , sevdiklerini yakıyorsun , sevmediklerini de yakıyorsun . Kimi teşhir ediyorsan onu yakıyorsun . Cebin dolar ,  beğenenlerin sevenlerin artar kaç yıl , nereye kadar ,  kaç yılın var , toplar toplar yiyemezsin , lokman da boğulursun . Yakma kardeşim ! kendini yakma , en sevdiklerini yakma , en önemlisi de arkandan gelen nesilleri yakma…

Gece olunca biliyoruz ki ertesi gün sabah olacak , Kur-an ‘ ın bize vadettiği o büyük gün gelecek . O zaman anlayacağız . O zaman geri dönemeyeceğiz…Bizi Yaratan , bizi bizden daha iyi biliyor . Dinimizi bozup , makyajla düzeltmeye çalışıyoruz . Biz bozuluruz ama İslam asla…

Ey Müslüman kardeşim ! Kuran neyi emrediyorsa emirleri çekiştiriyoruz . Sonra da çekiştirdiklerimizi çekiştiriyoruz. Allah’ın emrine uyanlar okyanusta ki bir avuç su kadar . Bir avuç müslüman kardeşim bizlere Allah’ın ayetlerini tebliğ etmenin gayretiyle yoruluyor . Nefesinin sonuna kadar dinini tebliğ ediyor . Bizin yaptığımız sadece nankörlük oluyor .

Dışı çürük meyvenin biliriz ki içi de çürük olur .  Çürümüş neyimiz varsa koparıp atalım . Tesettürümüze sahip çıkalım . Allah ‘ın emirlerini , emrettiği şekil de uygulamaya gayret edelim . Tesettürün kaidelerine uymayan kardeşlerimize dua edelim .

Kategori: A- Anektodlarım Etiket: başörtüsü sorunu, bozuldu, tesettür

Aşk 15’te Başlar

Mayıs 14, 2016 by dilek Yorum yazın

Aşk 15’te Başlar

Aşk hayatta başımıza gelen easkn heyecan dolu hislerimizdendir . Aklımızı yok eden ayaklarımızı  yere bastırmayan, adeta bizi kanatsız uçuran, müthiş bir duygudur . Küçücük yüreğimize sığmayan kocaman bir ateştir . Bir çift bakışın etkisiyle sözlerimiz ve davranışlarımız birbirine karışır . Duygularımız , anne baba kardeş vs sevgilerden çok farklıdır . Kimseye derdimizi anlatamayız , derdimizin gölgesi dağ gibi görünür  bize .

Gelişim dönemlerinin çıkmaz sokağı ergenlik dönemidir . (14 -19 yaş aralığı diyebiliriz) Yaptığımız seçimler ; sonraki  hayatımızın nasıl şekilleneceği konusun da dönüm noktasıdır . Ailemizin baskılarına boyun eğmek bizi biz olmaktan çıkarırken , okulda dersler bize bitmeyen roman gibi  gelir ve bir çift bakışta kaybolmak isteyen ruhumuz ! Bir tarafta okul ,  bir tarafta aile  ve bir bakış bir duruş…İnsan oğlunun ilk seçimi yaradılış itibari ile bir çift gözde kaybolmak oluyor.

İşte o zaman gerçek hayat bize merhaba diyor . Daha eş ne olmanın ne oluğunu anlamadan , anne baba oluyoruz . İhtiyaçlar artıkça çatışmalar artıyor . İtiş kakış şeklinde süren evlilikler , birde bakıyorsun kısa sürede sona eriyor . Bir çift bakışına hayran olduğumuz kişiler en büyük düşmanımız oluyor . Geri de mutsuz bireyler ve mutsuz bireylerin mutsuz yavruları.. İşte o zaman anne babanın değerini , eğitimin değerini , aşk dediğimiz hislerimizin de zamanı gelmeden koparılan bir meyve olduğunu anlıyoruz .

Bize düşen ! Bir yavru dünyaya geldiğinde anne baba sevgisini yüreğinde hissetmelidir .  Aile büyüklerinin sevgisini hissetmelidir. Eğitimciler ne eğittiklerinin fakında olarak , sevgi ile eğitim vermelidir .  Yavrularımızın hissettiği  duyguların hiç birinin değersiz olmadığını bilmeliyiz . ” Aman bu yaşta ne aşkıymış ” tarzı cümleler yerine daha anlayışlı olmaya çalışmalıyız . Olumsuz yaklaşımlar sorunları çözmez , sadece üstü kapanır . Biz farkında olmadan daha büyük sorunlara yol açar. Bizler çocuklarımızın duygularına olabildiğince yön vermeliyiz .  İnsan öyle bir dengede yaratılmış ki bunun idrakine varmalıyız .

Gençler ile mümkün olduğu kadar açık ve net iletişim kurmalıyız . Özellikte teknolojin gereğinden fazla kullanıldığı günümüz de bu iletişim çok önemli . Özel durumların  da iletişime geçmekten utanıp , sıkıldığınız yavrumuz ,bizim bilmesini istemediğiniz çoğu bilgiyi ihtiyacı olmadığı bir dönemde öğrenmektedir . Örnekle açıklayacak olursak ; bir annenin hangi şekilde doğum yaptığını detaylarını 10 yaşındaki bir çocuğun bilmesi sadece kafasını meşgul eden bir bilgi olacaktır . Malesef bu ve bunun gibi birçok yersiz bilgilere ulaşmak , günümüz teknolojisiyle mümkün . Bu tarz yaşına uygun olmayan bilgileri depo etmesi ; çocuğun ateşin yakacağını öğrenip , çakmakla evi yakması gibi olacaktır.

Yavrularımıza dinimizi iyi öğretmeliyiz . Çevremizdeki imkanı olmayan geçleri de aynı şekilde bilinçlendirmeye gayret etmeliyiz .

 

Kategori: A- Anektodlarım Etiket: aşk, mutsuz, yavru

Mesaj

Mayıs 9, 2016 by dilek Yorum yazın

msMesaj

Öğle vakitleri  idi , telefonuma okuldan mesaj geldi . Öğretmenin işi çıktığı için oğlumu okuldan erken almam gerektiğini bildiriyordu . Evdeki işlerimi hallettikten sonra denilen vakitte okula gittim.Öğretmen henüz derse gelmemişti . Sınıfa girdim,oğlum beni görünce çok mutlu oldu .

Benden sonra da temizlik görevlisi geldi . Bana niçin ders saati içerisinde burada bulunduğumu sordu . Okuldan gelen mesaj üzerine geldiğimi söyledim . Öğretmenin işi iptal olduğunu söyledi . Bende evimin uzak olduğu söyleyince , müdüre gidip hastaneden geldiğimi söyleyip , çocuğumu alabileceğimi söyledi . Ben ona , yalan mı söyleyeyim dedim . Siz bilirsiniz dedi .

İç dünyam da şimşekler çakıyordu . Ben ki Hz Muhammet sav ümmetinden biri isem ; nasıl yalan söylerdim . O ‘nun sıfafı “el emin”di . Ben onun ümmetinden isem O ‘ nun gibi “el emin” olmalıyım diye ,  kendi kendime düşündüm.

Görevlinin dediğini yapmadım , öğretmenin gelmesini bekledim . Öğretmen geldi . Durumu anlattım iletilen mesaj üzerine geldim lakin iptal olmuş . Şimdi tekrar gidip gelmemin benim için zor olacağını söyledim .Öğretmen bana dönerek çocuğumu erken alabileceğimi söyledi .

Oğlumun elini tutup eve dönerken o, bir saat okuldan erken çıkmanın sevincini yaşıyordu , ben, İslam a yakışmayan beyaz da olsa , küçükte olsa , yalan söylememiş olmanın sevinci içerisindeydim….

 

Kategori: A- Anektodlarım Etiket: el emin, görevli, mesaj

Beyinsiz Beyin !

Mayıs 4, 2016 by dilek Yorum yazın

IMG_20160504_221650Beyinsiz Beyin !

Ne zaman ki tohumun  DNA sı bozuldu,

Ne zaman ki terminatör tohum , toprakla buluştu,

O tohum büyüdü , başak oldu,un oldu,ekmek oldu,

Sofra da aş oldu , insan benine girdi gıda oldu,

İşte o zaman ; İnsan Terminatör oldu , kör oldu , sağır oldu,

Yüzyıllardır öpülüp baş üstünde taşınan , nimet sayılan “Ekmek”

Bugün tüm çöp konteynırlarının kenarlarına asılmış,yerlere saçılmış,

ÇÖP OLDU !

 

 

 

Kategori: A- Anektodlarım Etiket: aş, dna, terminatör

Markası Var Mı ?

Mayıs 3, 2016 by dilek Yorum yazın

Markası Var Mı ?car

2. Kentler, kasabalar ve köylerdeki her ev birer kat çamaşır (kilot, fanila veya benzeri iç giyim), birer çorap, birer çift çarık hazırlayacak, belirli süre içinde komisyona teslim edecektir. Ordu ihtiyaçlarında kullanılacak bu giyeceklerin, yöresel özellikler göz önünde tutularak hazırlanmasına dikkat edilecektir.

3. Tüccar ve halk elinde bulunan çamaşırlık bez, Amerikan patiska, yıkanmış veya yıkanmamış yün ve tiftikle, erkek elbisesi yapımına yarayan her türlü yazlık ve kışlık kumaş, kösele, taban astarlığı, sarı ve siyah meşin sahtiyan mamul veya yarı mamul çarık, fotin, demir kundura çivisi, kundura ve saraç ipliği, nal, nal yapımında kullanılan demir, yem torbası mıh, yular, belleme, kolan, kaşağı, gebre, semer ve urganların yüzde kırkı Tekalif-i Milliye Komisyonlarına teslim edilecektir. Teslim edilen malların bedelleri daha sonra devlet tarafından ödenecektir.

 

Bu maddeler ; 19 mayıs 1919 yılında başlayan Kurtuluş Savaşı sırasında yayınlanan , Tekâlif-i Milliye Emirleri ‘ nden bir kaçıdır. Yüzyılın başına ve sonuna bakacak olursak ne kadar yol katettiğimiz görülmektedir .Yüzyılın başları emirlerden anlaşılacağı üzere yokluk en üst düzeyde.Ya günümüz de ?

Üretimin endüstrileşmesi ile kapitalizmin pençesine düştük .Yoklukla kazandıklarımızı , bolluktan göremez haldeyiz ! Modalar , markalar , tv programları , filmler , müzikler bangır bangır bağırıyor “tüket , tüket , tüket” ..İnsan tüketeceğim derken kendini tüketiyor ve yeni gelen nesiller de bu akıma dahil oluyor . Geçen yaz giydiğin bluz bu yaz demode oluyor .Yenisini almak için emeğimizi satıyoruz , yenisini alıyoruz .Hızlı  üretilen her şeyin değeri aynı hızda yok oluyor. İşte bu kısır döngü içerisin de savrulup gidiyoruz.

Araba markası , eşarp markası, mekan markası , vs kullandığımız da kendimizce bir tüketen gurubuna dahil oluyoruz.O markayı şu kadar parası olan kullanabilir , imajını çiziyoruz . Tüketmediğimiz de boynumuz bükülüyor adeta. Benim minik mutluluklarım , derin hüzünlerim,kahve, yemek  keyfi resimlerim , mangal sefalarım yok mu ? Ailemin sormadığı düşüncemi ,sosyal medya soruyor ! . Neden acaba beni çok sevdiği için  mi ? Yoksa beni bir piyon olarak gördüğü için mi ? Benim paylaştığım her anım sayesinde sosyal medya sahiplerinin cirolarını sayamıyor .

Günümüz de marka kavramın içeriği zenginleşti . Artık şahıslar dahi marka olabiliyor . Düşünüyor muyuz ! Bu markalar benim varlığımla hayat buluyor.Markanın prestijli olmasına ben katkı da bulunuyorum.Bir nevi gönüllü reklamını yapıyorum.Marka sahibine daha büyük kar sağlıyorum . Argo tabirle ” beni kullanmasına izin veriyorum ” Bir ihtiyaç sahibine karşılıksız iyilik yapmak zor gelirken , neden ihtiyaç sahibi olmayana bu kadar gereksiz iyilik yapıyorum ? Kendimi neden bu kadar değersizleştiriyorum ?

Yüz yılın başlarında atalarımız savaş için …” birer çorap, birer çift çarık hazırlayacak ”  üç kuruşluk malzeme toplamaları bize kendimize getirmek için yetmiyor mu ? Unutmayalım ki kefenin modası , markası hiç değişmiyor . İster bu giy , ister yarın .

Kimimiz yaşarken tarih oluyoruz , kimimiz tarihin tanımı oluyoruz .

 

Kategori: A- Anektodlarım Etiket: 19 mayıs 1919

YETİM KİMDİR ?

Nisan 20, 2016 by dilek Yorum yazın

mezar

YETİM KİMDİR ?
 
Güneşli bir sabaha babasız uyanmaktır
Babasız uyandığınız sabah , annesiz kalmaktır
Artık anne her şeydir…
Oyun bitince, herkes evine koşunca yavaş yavaş eve gitmektir
Okula gidince sosyal yardım listesinin ilk başında adının yazılmasıdır
Okuldan dönünce annenin gözündeki nemdir
Gençliğinin en deli yıllarında azgın nehirde tutacak dalın olmadan sürüklenmektir
Mezun olunca kepinin yere düşmesidir
Askere giderken arkandan sallanmayan eldir
Gelin olunca aradığın bir çift bakıştır
Resimlerinde yeri doldurulamayan karedir
Çocukların doğunca bayramda ziyarete gidemediğin evdir
Yaş ilerledikçe bitmek bilmeyen hasrettir
Yetimlik kolunda ki kelepçedir
Boğazında ki dikenli teldir
Yürekte ki kapanmayan yaradır.
Derdini döktüğün bir avuç topraktır
Yetim ve öksüz kalan Hz Muhammet S.A.V ile ortak yanındır
HER ŞEYİN TEK SAHİBİ OLAN ALLAH’A BİR ADIM DAHA YAKINLIKTIR…
Allah ‘ın verdiği her nimetin kıymetini bilmektir…
Dua : Allah ‘ım yetim ve öksüz kalan yavrularımıza karşı merhametimizi artır.
Amin
Kategori: A- Anektodlarım Etiket: öksüz, resim, yetim
« Önceki 1 … 4 5 6 … 8 Sonraki »




Son Yazılar

  • Su Şişesinden Materyal
  • 10 Kasım Pano
  • üç boyutlu kolay resimler
  • Kahvaltıda Ekmek Var Mı?
  • Çörekotlu Kurabiye

Son yorumlar

  • Abajur Yapımı için Burcu
  • Etli Karalahana Sarması için Eniyiyemektarifleri
  • Şekillerle Fare Yapımı için dilek
  • Çim Adam Ailesi için dilek

Arşivler

  • Mart 2021
  • Ocak 2021
  • Mayıs 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Ekim 2017
  • Temmuz 2017
  • Nisan 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016

Kategoriler

  • A – Şiirlerim
  • A- Anektodlarım
  • A- Özel Eğitim – Materyal Geliştirme
  • A-Hikayelerim
  • A-Karalamalar
  • A-Kıssadan Hisseler
  • A-Misafirin Defteri
  • A-Sözler
  • B-Ana Yemekler
  • B-Börekler
  • B-Çorbalar
  • B-Diyet Yemekleri
  • B-Hamur İşleri
  • B-İçecekler
  • B-Kekler
  • B-Kurabiyeler
  • B-Makarnalar
  • B-Pastalar
  • B-Pilavlar
  • B-Poğaçalar
  • B-Sakatatlar
  • B-Salatalar
  • B-Sarmalar
  • B-Şerbetli Tatlılar
  • B-Sütlü Tatlılar
  • B-Turtalar
  • B-Zeytin Yağlılar
  • Elif 1.Sınıf Etkinlikleri
  • Kategorisiz
  • M- Okul Öncesi Etkinlikler – Kış Etkinlikleri
  • M- Okul Öncesi Etkinlikler – Mevsimler – Sonbahar Etkinlikleri
  • M- Okul Öncesi Etkinlikler – Mevsimler-İlkbahar Etkinlikleri
  • M- Okul Öncesi Etkinlikler- Yaz
  • Okul Öncesi – Kapı Süsleri
  • Okul Öncesi Etkinlikler
  • Okul Öncesi Etkinlikler – 10 Kasım Etkinlikleri
  • Okul Öncesi Etkinlikler – 23 Nisan Etkinlikleri
  • Okul Öncesi Etkinlikler – 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Etkinlikleri
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Artık Materyal Etkinlikleri
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Besinler
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Bitkiler
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Boya Çalışmaları
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Çocuklara İkramlar – Süprizler – Hediyeler
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Dini Gün Etkinlikleri
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Enerji Tasarrufu Haftası Etkinlikleri
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Eşyalar
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Hayvanlar
  • Okul Öncesi Etkinlikler – İletişim Araçları
  • Okul Öncesi Etkinlikler – İlginç Etkinlikler
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Kapı Süsleme Örnekleri
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Karne Etkinlikleri
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Kartondan Hayvan Etkinlikleri
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Kızılay Haftası Etkinlikleri
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Kuklalar
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Maskeler
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Projeler
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Vücudum Ve Sağlığım
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Yerli Malı Etkinlikleri
  • Okul Öncesi Etkinlikler – Yeşilay Haftası
  • Okul Öncesi Etkinlikler -Geometrik Şekiller
  • Okul Öncesi Etkinlikler- Çanakkale Haftası
  • Okul Öncesi Etkinlikleri
  • Okul Öncesi Etkinlikleri -Giysiler
  • Okul Öncesi Etkinlikleri, Trafik Haftası
  • Önemli Gün ve Haftalar Pano Örnekleri