Susuz Akşam

 

Susuz Akşam

İşte karanlık susuz akşam
Cama konan kumru
Birkaç melodi kırıntısı
Ve eski eskimeyen resimler

Ne var yok sizin oralarda
Kardan adamlar ne alemde
Buralarda mevsimin kafası karışık
Ne öldürüyor ne güldürüyor

Kaktüsler çiçek açmaya durdu gibi
Yerini beğenmedi sanırım kurudu
Kabaktan tatlı yapmadım henüz
Dışım bahar içim kış anlayacağın

Dolunayın ışığı başımı döndürüyor
İçimi titreten kumrunun ayak sesleri
Doyumsuz ışıltılı sevinçler
Susuz geceden sabaha selamlar

Öyle

Öyle geceler oluyor ki
Gölgesi gündüzlerime düşen
Ve öyle sözler ağlatıyor ki ruhumu
Kulaktan kalbe inen
İnsan kendine bile yabancı kalıyor
Kendinden dahi vazgeçerken ….. ❤
.

Yan Yana

Yan Yana

Değil ki yan yana yürümek , gölgesinden dahi artık haz etmiyorum onların. Aynı güneşin altında ayrı mehtabın havasını teneffüs ediyorum. Nedendir bilinmez yıllarca esir tuttum . Neyi mi ? Nedenle ve niçinleri. Bu yaşta bu olgunluk ,yoksa yaşanmışlık mı desek! Hadi uyu kuzum, geceler bana mürekkep ,ay ışığı kağıt , kelimeler ipe dizilemeyi bekleyen boncuk! Bir roman ” dudaktan kalbe ” benimki ise “kulaktan kalbe” … Yazmayacaksak ne önemi var yaşamanın! Beni korkutan gölgeler, çekilin yolumdan . Emaneti sahibine vaktinde ulaştırmak gerek!… ❤

Üç Nokta

Üç Nokta

Kar yağmış olmasın gönle bir kez
Sonrası hep mi kış ? Hep kış
Bir kere üşümeye görsün ruh
Isıtmıyor artık hiç bir şömine başı

Ah yıllarım sitemim size
Her şeyi alıp götürüyorsunuz da
Bana bırakıyorsunuz gönül dolu ahı
Oldu mu şimdi bu

Titrek sesim,duyulması zor nefesim
Korkular,hüzünlerle sarmalı geçmişim
Dil kesikleriyle yara almış benliğim
Kimliğim , kimsesizliğim

Üşüyorum duy beni ,
Cümle cümle dökülüyorum
Kelime kelime bölünüyorum
Üç nokta koyup devam ediyorum…
24.01.2020

İşte Sen

İşte Sen

Güneş doğdu ay battı
Kim doğru limana demir attı
Doğru dediğini üç kuruşa sattı
İşte gerçek işte sen

Ne gözlerin hatırımda kaldı
Ne şen sesin kulağımda
Ellerim kaldı iki yanımda
İşte gerçek işte sen

Soğuk resimlere bakıyorum
Ve gelip geçmeyenlere
Kirli nutuklara , silinmiş camlara
İşte gerçek işte sen

Ne öğrendiysem tepede kaldı
Gönlüm boş , havam bir hoş
Ruhuna esir olmuş ruhum
İşte gerçek işte sen❤❤ 28.01.2020

Seninleyim

Seninleyim

Dalgalar kumdan kaleleri alıp götürüyor
Tıpkı zamanın seni içimden söktüğü gibi
Sanırsın hiç emek verilmemiş
Göz yaşı dökülmemiş
Kül olup savrulmamış
An olur bir şeyler seni hatırlatır
Bir bakış,bir yudum çay
Ve bir sen
Rüya misali başlar yeniden
Rüzgarlar taşır sesini kulaklarıma
Basmaz ayaklarım yerlere
Kelebek misali dans eder ruhum
Seninleyim
Tebessümlerdeyim
Kanatlarım yorulur düşerim
Yokluğunun acı gerçeği çöker omuzlarıma
Çaresizlik gece olur sarılır ruhuma
Boğazıma düğümlenir herşey
İnce bir sızı sol yanıma iner
Hani gitmiştin hani bitmiştin
Seni hatırlatan her şeyi yakıp yıkasım
Kırıp dökesim gelir
Sensizlik hıçkırık hıçkırık dökülür avuçlarıma
Kalınlaşır duvarlar
Sesim sessizliğe karışır
Öylece yığılırım yere
Bir sen gidersin benden
Öylece yıkılırım ben❤

Üzgünüm

Başlayabilecek bir başlangıç olsaydı
Gidilecek yol
Üzgünüm
Kısılır sesim duyuramam
Anlatamam
Gecelere resim çizerim
Karakalem portre
İçim dayanmaz dökülür damla damla avuçlarıma
Ağlarsam hıçkırıklarımı duyarsın biliyorum
Sol yanımda sen nasıl mutluyum
Bir bilsen
Ellerimi güllere değdirip
Kokusunda seni anarım
Onlar bana sırdaş ,ben ona yoldaş olurum
Dikenleri saplanır göğsüme
Yüzümde tebessüm
Gidilecek yola düşer
Ayrılığın vedasını kutlarım.. ❤

Böylede Güzel

Yaprak yaprak ömür dökülüyor
Vuslat bize çok uzak görünüyor
Olsun diyorum böylede güzel
Yerin sol yanımda saklı diyorum

Biliyorum herşey çabuk tükeniyor
Uzun yolculuk bile üç gün sürüyor
Olsun diyorum böylede güzel
Kelebeksi düşlerle yaşıyorum

Müzik kutusunun sesini duyuyorum
Ayaklarım yerden kesiliyor
Olsun diyorum böylede güzel
Ruhumu rüzgara teslim ediyorum.

Var Mıydı?

Konuşmak en çok sana yakışıyordu
Beni de söyletmeye hakkın var mıydı
Kahkahalar senin taktığın maskeydi
Bana da hediye etmeye hakkın var mıydı

Kırıp dökmeyi,basıp geçmeyi biliyordun
Üzmeye, ağlatmaya hakkın var mıydı
Umursamaz gördüğün ,senin gördüğündü
Saklı kalanları bilmeye hakkın var mıydı

Ilık bir meltem gibi gelip geçmeliydin
Fırtınanan da savurmaya hakkın var mıydı
Bir bardak çay gibi ısıtmalıydın kalbimi
Yakıp kül etmeye hakkın var mıydı

Mutluluk bekliyorsun çaldıklarından
Mutsuz etmeye hakkın var mıydı
Hiç pişman olmadın anlıyorum
Pişmanım demeye hakkın var mıydı.

Gidiyorum

Gidiyorum sevdiğim gidiyorum
Şimal yıldızı doğanda
Ay karanlığa sarıldığında
Sabah güneşi görmeden gidiyorum
Rüzgarları kendime yaren aldım
Tozlu yollardan ,dar patikalardan
Uçurumların kenarından
Dört nala , kaçarcasına gidiyorum
Sessiz sensizlikle yaşayamam diyorum
Sol yanımda ağır yük taşıyamıyorum
Şebnemler dökülüyor gönlümden
Sen hoşçakal ben benden gidiyorum .
24.06.2019❤ .
Ameliyat masasına beş kala yazılmıştır!